Halk seferberlik güçlerinden binlercesini kabul eden İslam İnkılabı Rehberi;

10 Yıllık yaptırımların tekrar uzatılması KOEP’in ihlalidir

İslam inkılabı rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei bugün (Çarşamba) İran halk seferberlik güçlerinden binlercesini kabulünde, halk seferberlik güçleri (besiciler)ni, “İnkılap ordusu”, dini halk demokrasisinin tecellisi” ve basirete dayalı bir ordu olarak niteleyerek, toplumun muhtelif kademelerinde daha etkili ve kudretli bir şekilde varlığını göstermesi için halk seferberlik güçleri içerisinde düşünce oluşturucu heyet ve komitelerin oluşturulmasını zaruri niteleyerek, gönüllü seferberlik ruhunun sürekli olarak insanın Allah’ı kendi yanında görmesi, kendisini umutsuzluk, yes ve çıkmazda hissetmemesi demek olduğunu, bunun için de düşman karşısında kendi moralini bozan ve başaramayacakları vehmine kapılan nefisleri zayıf insanlara, ilahi kudrete dayanarak ve halkın sahnedeki kudretli varlığı ile tüm sorunların alt edilebileceğini ve hiçbir güçten korkulamayacağını tavsiye etmekte olduğumuzu söyledi.

Muhteşem Hüseyni erbain yürüyüşünü, tarihi bir olay ve ilahi kudret elinin tecellisi olduğunu hatırlatan İslam İnkılabı rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, Erbain yürüyüşü veya Amerikan casusluk yuvasının ele geçirilişi, 2009 olayları veya itikafta olduğu gibi halk kitlelerinin muhteşem kalıcı ve etkileyici kıyam ve hareketlerinde Allah Taala’nın elinin daha fazla kendini gösterdiğini ve belirgin olduğunu söyledi.

İlahi yardım elinin İslam İnkılabının şekillenmesi olayında halkın sahnedeki eşsiz varlığından tamamen açık olduğunu ve rahmetli İmam Humeyni’nin, ben inkılap boyunca sürekli ilahi kudret elini halkın bu büyük hareketinin arkasında gördüm dediğini belirten Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında, Hüseyni Erbain olayında milyonluk kitlenin sahnede olmasının, basireti ihtiva eden bir aşk ve cazibeden kaynaklandığını hatırlatarak, “Bu büyük olayın içinde yer almayı başaran ziyaretçilere hoş geldiniz ve ziyaretiniz kabul olsun diyorum, böylesine büyük, muazzam bir topluluğu ağırlayan ve idare eden Irak halkına ise teşekkür ederim” dedi.

Erbain olayının azamet, süreklilik ve kalıcılığının devam etmesinin Allah katına bu nimetten dolayı sürekli şükürde bulunmayı gerektirdiğini belirten İslam İnkılabı Rehberi, bazılarının dünyada erbainin nurunu söndürmek veya tahrif etmek ve halklardan gizlemek istediklerini, ancak bunda başarılı olamayacaklarını ve kesinlikle bu büyük nimetinin İran ve Irak halkları için kalıcı olacağını ve bu halkların yüceliğini beraberinde getireceğini söyledi.

Halk Seferberlik Güçlerinin (Besic) basiret konusunu ön plana almaları gerektiğini vurgulayan İslam İnkılabı Rehberi, “Halk Seferberlik Güçleri, sırf duygusal bir hareket değil, bilgi ve basiretle özdeşleşmiştir. Bu kurum aynı doğrultuda bir yol izlemelidir. Bazıları İnkılap zaferinin ilk yıllarında çok coşkulu olmalarına rağmen şu an İnkılap’a karşı bir yaklaşım sergiliyor. Bu kişiler derin dindarlık özelliğine sahip olmadıkları, duygulara göre hareket ettikleri ve İnkılap’a mesafeli yaklaşanlarla oturup kalktıkları için İslam İnkılabı ile mesafeleri arttı ve sonunda da İnkılap karşıtları oldular. İşte bu yüzden 2009 olaylarında basiret konusu üzerinde durdum. Basiret konusu hak ile bâtılı ayırt etmek için çok önemlidir” beyanında bulundu.

Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında inkılabın korunmasının tüm halk fertlerinin görev ve sorumluluğu dahilinde olduğunu ve gençlerin bu büyük hareketin dinamik motoru rolünde olduğunu hatırlatarak, “Ülkemizde seferberlik hareketi kesinlikle muzafferdir, fakat bu zaferin tahakkuk şart, ferdi ve toplu takvaya sahip olmak ve sahil amelde bulunmaktır. Bu iki faktör, ilahi nusrat ve yardıma sebep olacaktır” dedi.

Bölgedeki bazı ülkelerde Besic'in (gönüllü seferberlik) model alındığını, düşmanın ise bu modele darbe vurmaya çalıştığına temas eden İslam İnkılabı Rehberi, düşmanın planlarından birinin çok önemli bir konu olan "sızma" meselesi olduğunu, bir seneden aşkın bir süredir, defalarca bu bağlamda uyarıda bulunulduğunu kaydetti.

Hz. Musa (as) ve kardeşi Harun’un eli boş  olarak zamanın büyük kudreti Firavuna karşı mücadelesiyle ilgili Kur’anı kerimdeki örneklere değinen Ayetullah Hamanei, “Allah Taala Musa (as)a buyurdular ki, korkmayın ben sizinleyim, işitiyorum ve görüyorum ve onun ardından Musa da,Firavunun güçlü ordusu karşısında korkuya kapılan ve onlar bizi mahvedecekler diyen Beni İsrail kavmine, “kesinlikle korkmayınız! Allahım benimledir ve beni hidayet edecek” dedi” ifadesini kullandı.

Ayetullah Hamanei, Allah’ın yardımının ise takva ve sahil amelin korunmasıyla mahfuz kalacağını belirterek, bu ilahi gücün korunması gereklerinin korunması durumunda, Amerikanın gücünün 10 katına beden bir gücün dahi galebe çalamayacağını belirtti.

İslam İnkılabı rehberi konuşmasının devamında seferberlik güçlerinin planlanmasında dikkate alınması gereken önemli 5 mevzuyu sıraladı.

“Basiret” sahibi olmanın seferber güçlerinin sahip olmaları gereken ilk özellikleri olduğunu hatırlatan İslam İnkılabı rehberi, gönüllü güçlerin sadece duygusal bir hareketten ibaret olmadığını, bilakis,  idrak, bilmek ve basiret ilkelerine dayalı olduğunu ve bu özelliğin gönüllü seferberlik güçlerinde korunması gerektiğini söyledi.

Gönüllü seferberlik güçlerinin her hangi bir grup ve cenaha bağlı olmamalarının bu güçlerin ikinci özelliği olduğunu belirten Ayetullah Hamanei, gönüllü besiç güçlerinin İnkılabın ordusu olduğunu, ikiliğin olması durumunda bile bu ikiliğin inkılapçılık ve karşı devrimcilik ikiliği olduğunu ve  gönüllü seferberlik güçlerinin inkılabın hiçbir cenahının üyesi olmadığını bilakis İslam inkılabı hedefleri istikametine girişte çok büyük bir cereyan ve akım olduğunu bildirdi.

“Gönüllü Güçlerin muhtelif katmanlarının güçlendirilmesi”nin bu güçlerin üçüncü özelliği olduğunu hatırlatan Ayetullah Hamanei, gönüllü seferberlik güçlerinin alanının toplumun muhtelif kitlelerini kapsadığını belirtti.

Konuşmasının devamında gönüllü güçlerin İslami ve dini halk demokrasi tecellisi oluşuna değinen İslam İnkılabı Rehberi bunun gönüllü güçlerin dördüncü özelliği olduğunu hatırlatarak, “Bazıları zannediyorlar ki dini halk demokrasisi sadece halkın oy sandıkları başına gitmeleri ve seçimlere katılmalarından ibaret olduğunu zannediyorlar. Halbuki bu sadece dini demokrasinin örneklerinden sadece biridir. Dini Demokrasi demek yani halkın kendi yaşam tarzını İslam dini değerlerine uyarlandırması demektir” ifadesini kullandı.

Gönüllü halk seferberlik güçlerinin beşinci özelliğinin ise, bu güçlerin liderlik ve vücut yapısında düşünce ve fikir heyetleri ve odalarının teşkili olduğunu hatırlatan Ayetullah Hamanei, bu düşünce odaları ve heyetlerinin vazifesinin, muhtelif planlamaları yapması olduğunu söyledi.

Gönüllü seferberlik güçleri şecere-i tayyibesinin meyvesini vermesi için bu beş şartın gerekli olduğunu belirten İslam İnkılabı Rehberi, bu başlıkların amel ve gerçekleri garantilediğini ve dakik planlamayla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

İran’da oluşan gönüllü halk seferberlik güçleri modelinin diğer bazı bölge ülkelerinde de model olarak kabul edildiğini ve düşman’ın bu modele darbe indirmek için plan ve komplo içinde olduğunu belirten Ayetullah Hamanei, düşman’ın komplolarından birinin nüfuz ve sızma meselesi olduğunu ve son bir yıl içinde kendisinin defalarca bu konuda uyarıda bulunduğunu söyledi.

İslam İnkılabı rehberi Ayetullah Hamanei kendilerinin gönüllü seferberlik güçlerinin ülke içinde hükümet ve icra kurulu için bir rakip konumuna getirmek gibi bir niyet ve hedeflerinin olmadığını hatırlatarak, gönüllü halk güçlerinin bir tamamlayıcı ve umut bahşedici güç olarak bilimsel alanlarda hükümet için sahih bir yön verici rolü ifa edebileceğini söyledi.

Konuşmasının devamında ülkenin ekonomik sıkıntıları ve bu yılın “Ekonomik direniş, eylem ve amel” yılı olarak adlandırılmasına temas eden İslam İnkılabı Rehberi, “Dün hükümet yetkilileri, yılın başından şimdiye kadar direniş ekonomisi alanındaki icraatlarla ilgili bir rapor sundular ve muhtelif rakam ve istatistiklere yer verdiler. Fakat önemli olan husus bu girişimlerin somut örneğinin bizzat toplum içinde hissedilmesidir. Gönüllü seferberlik güçleri bu alanda rol ifa edebilerek yardımcı olabilirler” dedi.

Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında İran ile Amerika arasında var olan meselelere değinerek, “Biz şimdiyik Amerika’daki başkanlık seçimleri sonucu iktidara gelecek yeni hükümet hakkında her hangi bir ön yargıda bulunmuyoruz. Ama mevcut hükümet KOEP’le ilgili vermiş olduğu taahhütlere rağmen bu konuda birçok aykırılıklarda ve taahhütsüzlüklerde bulunmuştur” dedi.

İslam İnkılabı Rehberi bu konuda şöyle dedi: Biz Amerika’nın gelecekteki hükümeti konusunda hiçbir değerlendirmede bulunmuyoruz ama görevdeki ABD yönetimi pek çok vesile ile nükleer anlaşmayı ihlal etti. Son olarak yaptırımların 10 yıl için daha uzatılması bu ihlallerinden biridir. Eğer bu hayata geçerse nihai nükleer anlaşmaya karşı olacağı kesin. İran İslam Cumhuriyeti buna tepki verecektir.

Ayetullah Hamanei, Nükleer anlaşma bizim devletimize ve halkımıza karşı baskı aracı olamaz deyip, hükümet yetkililerini bu anlaşmanın İran’a karşı yaptırımlar ve baskıların kalkması için çaba olduğunu söylediklerini hatırlatarak, “Amerika devleti Nükleer anlaşmada üzerine düşen taahhütleri gerçekleştirmemiş veyahut eksik bir şekilde yapmıştır ki bu konuyu ülke yetkilileri de defalarca açıklamışlardır. Ama şimdi bu anlaşmanın İran halkına baskı aracı olarak kullanmak çabasında bulunuyor. Bunu söylemeliyiz ki İran İslam Cumhuriyeti, ilahi güce yaslanarak ve halkın gücüne inanarak dünyada olan hiçbir güçten korkmuyor” ifadesini kullandı.

İslam İnkılabı Rehberi konuşmasının devamında; “Bazı insanlar Kur’an’ın anlattığına göre ben-i İsrail ruhunu taklit ederek korkuya kapılıp biz yapamayız deseler de bizde Hz. Musa’nın takipçiliğini yaparak onlara cevap olarak hiçte böyle değil Allah bizimledir ve bizi en doğru yola yöneltecek diyoruz” dedi.

İslam inkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin konuşmasından önce bir konuşma yapan İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Ali Caferi, İslam İnkılabının ilerleme ve yayılma kabiliyetine temasla, gönüllü halk seferberlik güçlerinin kendini takviye etmekte olduğunu, İslam inkılabını yayma ve derinlik kazandırma peşinde olduğunu ve bilimsel açıdan da kendini geliştirerek mahrum bölgelerde kitlelerin refah seviyesini artırma gayreti içinde olduğunu söyledi.

Gönüllü halk seferberlik güçlerinin muhtelif alanlarda düşmana karşı tam bir hazırlık ve teyakkuz içinde olduklarını belirten general Caferi, “Hepimiz gönül birliği ve tek bir sesle ve kendi tüm imkan ve gücümüzü sahneye getirerek direniş ekonomisinin hizmetinde olacağız ve gönüllü seferberlik güçleri bu kutsal cihad alanında sonuna kadar halkın yanında yer alacak” dedi.

“Mustaz’aflar seferberlik kurumu başkanı Tuğgeneral Muhammed Rıza Nakdi’de yaptığı konuşmada, gönüllü halk güçlerdeki cihad ve şehadet aşkına temasla, İran’ın gönüllü halkının içten direnişi sayesinde, düşmanların yenilgi ve acziyetlerini itiraf ve kabul etmekten başka bir çareleri olmayacağı bir hamaset, iman ve irade sergileyeceklerini söyledi.

 

700 /